ANASAYFA ANKETLER SOHBET
ODALARI
FORUMLAR MAKALELER SIK
SORULANLAR
SÖZLÜK ZİYARETÇİ
DEFTERİ
HAKKIMIZDA


Anasayfam Yap
Arkadaşıma Öner
Favorilerime Ekle
Danışmanlık Konuları
Erken Boşalma Nedir?
Erken Boşalmanın Derecelendirilmesi
Neden Erken Boşalırız?
Erken Boşalan Erkeklerin Ortak Özellikleri
Ne Düzeyde Erken Boşalıyorsunuz?
Erken Boşalma ve Mastürbasyon
Erken Boşalanlar Anlatıyor
Erken Boşalma ile Başetme Stratejileri
Öneriler
Sorularla Erken Boşalma
Tedavi Teknikleri
Garip Sex Yasaları
Alkol ve Cinsellik
Performans Anksiyetesi
Cinsel Yaşamınızı Renklendirin
Birlikte Orgazm Olmak
İlk Gece - Erkek
Erkekte Mastürbasyon
Kadında Mastürbasyon
Cinsel Sapmalar
Penis Sıkışması
Erkeğin Cinsel Gücü
Erkeklerin Sekse Dair Beklentileri
Erken Boşalmanın Derecelendirilmesi
Erken Boşalmada Öneriler
Erkeklerin Boşalmasını Hızlandıran Nedenler
Erkeklerin Sekse Dair Beklentileri
Erken Boşalma Sorunu Olanlar Anlatıyor
Erken Boşalma Ve Mastürbasyon
Cinsel Sapmalar
Cinsel Protezler
10 Adımda Daha İyi Seks
Geç Boşalmada Bilinmesi Gerekenler
Geç Boşalmanın Üstesinden Gelmenin Yolları
Geç Boşalmada Psikolojik Faktörler
Geç Boşalmanın Üstesinden Gelmenin Yolları
Kadınların Ve Erkeklerin Erojen Bölgeleri
Cinselliğin Fizyolojisi
Cinsel Sorunlar
Cinselliğin İfade Edilmesi
Cinsellik Güdüsü
Kadın Cinsel Organlarının Yapısı
Cinsellik ve Klitoris
Ağrılı Cinsel İlişki
Kadında Orgazm
Orgazm Olamama
Orgazm İle İlgili Yanlışlar
Vajinismus Nedir?
Vajinismus Belirtileri
Vajinismus Güncel Yaklaşım ve Tedaviler
Vajinismus Nedenleri
Vajinismus ve Erkekler
Vajinismus ve Çocuk Sahibi Olmak
Vajinismus Tedavisinde Uygulanan Diğer Yöntemler
Kadın İstemezse Olmaz
Cinsellik Kadınların Kabusu
Cinsellik Ve Siz
Cinselliğin Tadını Çıkartın
Seks Yogası
Bekaret
Cinsel IQ nuz Kaç ?
Cinsel İlişki Acı Verirse
Yaşlılık - Cinsellik Ve Hayatımızdaki Değişiklikler
Hastalıklar Cinselliği Ne Kadar Etkiler
Penis protez çeşitleri
Adet Kanaması Sırasında Cinsel İlişki
Evlilikte Cinsel Yaşam Ve İlk Cinsel İlişki
Kızlık Zarı
Vajina Estetiği
Cinsel Tiksinti Bozukluğu
Cinsel İsteksizlikte Tedavi
Kadınlarda Cinsel İsteği Artırmada Kullanılan İlaçlar
Cinsel Uyarılma Bozukluğu
Kadınlarda Cinsel İlişkinin Evreleri
Vajinal Kuruluk
Bel Soğukluğu
Klamidya Enfeksiyonları
Aids ve Korunma Yolları
Menopozda Cinsel Yaşam
Orgazma Giden Yolda Kadın Cinselliği
Cinsel Hayatı Sabote Eden Nedenler
Kadında Boşalma
Cinsel İstismar Ve Şiddet
Sertleşme Sorunu
Cinsel Takıntılar
Kızlık Zarının Tam Kapalılığı
Genital Uçuk
Genital Siğiller
Penis Ağrısı Ve Şişmesi
Cinsel Soğukluk
Testis Urları
Testis Urları
Kendini Beğenme Ve Nefret Etme
Meni Kanalı
Orgazm Ve Havsala Kasları
Vücut Dili
Cinsel İlişki Şekillerinin Riskleri
Ergenlikte Cinsel Danışmanlık
Cinsellik Kişiliğimizle İlgilidir
Cinsellik Ve Beyin Fonksiyonları
Beyin Metabolizması Ve Cinsiyet
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma Yolları
Sanal Sex
Kadın Ve Erkek Cinselliği
Çocuğa Cinsel Eğitimle İlgili Bilgi Verme
Cinsellik Ve Gen
Vajina Estetiği
Vajina Daraltma Operasyonu
Jinekolojik Muayene
İlk Gece
Cinsel İlişki Ve Kardiyovasküler sistem
Diyabetik Ve Sertleşme Sorunları
Çocuklarda Mastürbasyon
Mastürbasyon
Evlilik Sorunları
 
 

Dost Linkler
Psikolojik Sorunlar ve Online Paylaşım Portalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Portalı
Gebelik Rehberi ve Sanal Gebelik Takibi
Vajinismus Çaresiz Değildir.
En Detaylı Cinsel Sorunlar Portalı
Tüm linkler
 
Erkeğin Cinsel Gücü


Erkeğin cinsel iktidarı, onun sperm yapma yeteneği ile orantılıdır. Bu da vücudun dış görünüşüne, örneğin penisin büyüklüğüne bağlı değildir. Erkek gençken, sperm yapımı aktif durumdayken, özellikle uzun süreli cinsel perhizden sonra, aşırı derecede erkeklik gücüne sahiptir.

Fakat zayıf yönlerini kolay kolay açığa vuramayan erkekler "gecede iki kez" veya "her gece" gibi sözlere karşı çok duyarlıdır.

Bu gibi erkekler, kıskançlık duyguları ile kıvranır. Gururla güçlerini övmelerine karşın gerçekte övündüklerinin yarısı bile olmayan erkekler vardır. Saf bir erkek, böylelerinin sözlerini ciddiye alır ve kendine güvenini yitirir.

Cinsel iktidarın yaş ilerledikçe azalması doğaldır. Öte yandan evlilikten önce ve evliliğin ilk yıllarında erkeğin cinsel iktidarının daha yüksek oluşu da kolayca anlaşılabilir.

Burada T. adındaki cinsel bakımdan iktidarsız bir erkeğin öyküsünü görelim: Bay T 32 yaşındadır ve evlilik öncesi deneyleri vardır. Karısından önce, daha bekarken sadece parayla ilişki kurabileceği kadınlarla birlikte olmuştur. Şöyle demektedir bay T. "İlk deneyimden itibaren, 20 yaşlarımdan 32 yaşımda evleninceye kadar, bir kadınla beraber olduğum her gece bunu ‘üç kez yaptım'."

T, gizlice cinsel iktidarından gurur duymaktadır ve 30 yaşına gelinceye kadar iktidarında bir azalma olduğunun ayırdında değildir. Bu, ona büyük bir kendine güven vermiştir ve yorulmak bilmeyişi onu gururlandırmaktadır. Bay T. nişanlısıyla yakın ilişkiler kurmaya başladıktan aşağı yukarı bir yıl kadar sonra evlenir. Bu aşırı iktidarını eşine de göstermek ister. İlk gece "Üç kez rekorunu" elde tutar, ikinci gece de; fakat ikincisinde biraz zorlanır. Üçüncü gece birinci kucaklamadan sonra ikinci kez uyarılamaz, bütün zorlamalara karşın sabahleyin bile bu olanaksızdır.

Bay T.'nin büyük gurur duyduğu rekoru ortadan kalkmıştır. Kendini zorladıkça daha yetersiz duruma gelir. Sürekli denemeleri "gecede bir kez"den üç günde bir keze, sonra haftada bir keze düşer. Çok sevdiği eşinin karşısında küçük düştüğünü düşündükçe mutsuz olur. Artık tamamıyla iktidarsız duruma gelmiştir. Üstelik evliliğinin daha ikinci ayında.

Şimdi bay T.'nin durumunu inceleyelim:

Bay T.'nin gecede üç kezlik rekorunu sürdürmesi, onun yorulmak bilmez gücünden dolayı değildi. Bu rekoru, en az iki hafta ara ile sadece bir gece ilişkide bulunmasına borçluydu. Ayrıca fahişelerle ilişki kurmuştu. Zorunlu cinsel perhiz, böylece sonuç veriyordu. Zorunlu perhiz süresi sonunda, birikmiş enerjisini boşaltan bekar erkeğin normal rekoruydu bu. "Gecede üç kez" dediği zaman arkadaşları bunu uzun süreyle ve her gece olarak kabul etmişlerdi. Aynı yaştaki, yıllardan beri evli arkadaşları belki de onun gücünden iyice etkilenmişlerdir. Onlara göre bay T., tam bir erkekti.

Bay T.'nin ikinci büyük hatası, erkeklik yeteneklerini cinsel ilişki sıklığı olarak görmesiydi. Hiç kuşkusuz ki, evlendikten sonra bir süre hiç bir gece kaçırmadan cinsel ilişkide bulunan erkekler vardır. Fakat kadınla aynı zamanda orgazma ulaşmak, yani kadının da doyuma ulaşması başka şeydir. Erkek sadece kendi zevkini düşünür, kadın ise vücudunu erkeğin arzularına teslim eder.

Bunun sonunda kadın kendisinin savsaklandığını görür, bazı durumlarda cinsel bakımdan soğuk olur ya da kendi kendine doyum yoluna başvurur. Bu çeşit evlilik ilişkileri sağlıklı değildir. Erkek, kadının vücudunu kullanmakla bir çeşit kendi kendini tatmin yapmış olur.
Şimdi bayan T.'ye yönetelim. Bay T. ile olan evlilik öncesi ilişkileri, onun cinsel alandaki ilk deneyleridir.

İlk kezden, daha sonraki eşiyle evleninceye kadar, ortalama ayda bir veya iki kez onunla beraber olmuştur. Evlendikten sonra cinsel ilişki gecede üç kez olmaktadır.

Dördüncü aydan başlamak üzere, bayan T., cinsel ilişkiyi arzulamaya ve bundan zevk almaya başlamıştır. Şöyle söylemektedir bayan T. "Bazen önceki okşamalar bana cinsel ilişkiden daha çok zevk veriyordu. Daha sonra cinsel ilişkinin kendisinden zevk almaya başladım. Fakat ilk Kezinden çok, ikinci kezinde mutlu oluyordum. İkince ve sabaha karşı üçüncü birleşmemizde sanırım orgazma ulaşıyordum. Üçüncü kezinde orgazm olmasam bile, sevişmek beni mutlu ediyordu."

Başka deyimle, bayan T., ilk kezinde orgazm olmamakta, çoğu kez ikinci kezinde, bazen de üçüncü kezinde orgazma ulaşmaktadır. Bay T. birkaç günlük aradan sonra ilk cinsel birleşimlerinde orgazma kısa zamanda ulaşmaktadır.

Bu sırada kadın, zevkin doruk noktasına erişmekte geç kalmaktadır. Büyük geriliminden kurtulduktan sonra bay T., eşini yarım veya bir saat kadar okşamaktadır. Bu okşamalar ara oyunlarıdır. Bayan T. için yeni bir başlangıçtır ve uzunca sürdüğü için de orgazma kadar götürmektedir. Aynı şey sabahleyin üçüncü kez de söz konusudur. Bayan T., sevgilisinden ayrılacağını düşündükçe üçüncü kezinde yeniden alevlenmektedir.

Önemli noktadır bu: Evlilik öncesi ilişkilerinde bayan T.'de, ikinci birleşimde orgazma ulaşma alışkanlığı belirmiştir. Ne yazık ki, evlilikten sonra çift, eski alışkanlıklarına bağlı kalmıştır. Kadının doruğa ulaşabilmesi için erkeğin iki kez boşalması gerekmektedir. Bunun arasında ise uzunca bir sevişme, okşama süresinin (yarım veya bir saat) geçmesi şarttır.

Öte yandan, evlenmeden bir ay kadar öncesinde, düşünülebileceği gibi, bay T., sevgilisini kucaklamakta öyle acele etmektedir ki, birleşimi hazırlayıcı okşamalara, oyunlara birinci kezinde zaman ayırmamaktadır. Sürekli erkeğin yukarda olduğu pozisyonu uygulamakta, ilk birleşimde iki dakikada, ikinci birleşimde üç dakikada orgazm olmaktadır. Mutluluk içinde evlilik öncesi ilişkilerini sürdüren kadın ve erkek, bayan T.'nin aşırı güveni ve cinsel yaşam konusundaki bilgisizliği yüzünden, evlendikten sonra kendilerinin seçtikleri alışkanlıkların kurbanı olmuşlardır.

Bu durumu bayan T. şöyle belirtiyor: "Evlendikten sonra sadece gecede iki kez seviştiğimiz zaman da durumumdan yakınmıyordum. Yalnızca tek bir keze katlanamazdım, kocam bundan sonra beni okşamayı sürdürse bile. Kuşkusuz, birleşimden önce daha fazla okşamasını istiyordum. Fakat okşamalar ne kadar fazla sürerse, onun bu gece birinci kezden sonra devam edemeyeceğinden emin oluyordum.

Onu uyarmaya gayret ediyordum. Fakat zamanı gelince iktidarsız kalıyordu. Daha sonraları, başlangıçtan itibaren onu uyarmaya çalışınca, birinci kezinde bile penisi sertleşmez oldu. Durum gitgide daha kötüleşti, sonunda kocam umutsuz duruma geldi. Onunla seviştiğimiz zaman her şey yolunda. Fakat birleşime geçeceğimiz an gelince, ilişkiyi sürdürmesine olanak kalmıyor. Sertleşme bazen olabiliyor, ama hareket etmeye başlayınca yine kayboluyor."

Gerçek şu ki, bay T., eşi ile ilişkide bulunmaya başladığı zaman, yeni yaşamına daha önce profesyonel kadınlardan edindiği deneyleri aktarmaya kalkmamalıydı. Evliliğinin başlangıcında eski tekniğinden kurtulmaya çalışsaydı, geç kalmamış olacaktı. Eşi ilk birleşimde doyuma ulaşmadığı halde, kendi kendine bu durumun üstesinden gelebilecekti. Kocasının iktidarını olduğundan fazla görmeyecek, onu umutsuzluğa götüreceği yerde, ona dinlenmesi için yeteri kadar süre verecekti.

Bay T., ruhsal yenilginin oluşturduğu iktidarsızlığın kurbanıdır. Bu, rekortmen olduğu inancı ve gururu, cinsel ilişkide yönetici rolün kendisinden gittiğini ayırdedince, kökünden sarsılmıştır.

Bu örnek, erkeklerin cinsel ilişkide çok sık bulunmakla övünmelerinin ne kadar saçma olduğunu gayet iyi göstermektedir. Aynı zamanda daha sonra belirtilecek bir çok soruna ışık tutmaktadır.

Cinsel istekler, erkekte yaşa, kişiliğe ve çevreye, aynı zamanda kadının yaşına, vücut yapısına bağlıdır. Aynı yaratıkta bile zaman zaman ruhsal ve bedensel koşullar değişir. Cinsel yaşam, kadın ile erkek arasında özel bir sorundur. Her ikisinin de doyuma ulaştıkları sürece, haftada bir mi, yoksa üç günde bir mi cinsel ilişkide bulunmaları gerektiği sorununa düşüncelerini yormamaları gerekir. Başkaları bu konuda düşünce yürütmemelidir, çiftler de bunu başkalarıyla tartışmamalıdır. Önemli olan yalnızca her ikisinin birbirine tamamıyla yeterli olmaları ve ruhsal, bedensel yorgunlukların ertesi sabah atılmış olmasıdır.

Ayrıca cinsel ilişkinin ne kadar sık yinelenirse, değerinden o kadar yitirdiğini bilmek önemlidir. Erkek çok sık yinelenen birleşimden doyuma ulaşabilir, fakat kadın buna uyamaz, çünkü birleşimler gitgide zayıflar. Her iki eş, aynı anda zevkin doruğuna ulaşırlarsa, erkek ve kadın bedensel ve ruhsal mutluluğu tadar. Bu nedenle ben, cinsel birleşim sıklığı üzerine yapılmış istatistikleri burada anmaktan kaçınmaktayım. Ortalamanın üstündeki gücü ile övünen veya birleşimi, olanakları ölçüsünde sık yinelemek için kendisine eziyet eden herkes birer aptaldır.









Arama
 

Site hizmetlerimizden faydalanmak için üye olunuz!

Üye Paneli
E-Posta Adresi :
Şifreniz :
Üye Olmak İstiyorum
Şifremi Unuttum !
 
Site Uzmanlarımız & Danışmanlarımız
Ebru ÖZKARDAŞ
Psikolog (Ankara)
Tunç TATAKER
Psikolog (İzmir)
Eylem AYRANCI
Psikolog (İzmir)
Övül MENGÜLOĞUL
Psikolog (Ankara)
Alev AKDAĞ
Uzman Psikolog (İstanbul)
 
Uzmana Sorun
Uzmanlarımız sizlerin sorularını yanıtlıyor...
 
 
Psikolojik Sorunlar
Ankara   : +90 312 221 0507
İstanbul : +90 212 232 1225
İzmir      : +90 232 421 0544
 

 

Mini Anket

Erken Boşalma Sorununuz Olduğunu Düşünüyor musunuz?

Evet
Hayır
Emin Değilim

     
logooo
Anket Sonuçları

Erken Boşalma Sorunu Çözümlenmezse Aldatılmaya Neden Olur

Katılıyorum
Katılmıyorum

     
logooo
Anket Sonuçları
 
 

Istatistikler
Günlük Ziyaret
751
Toplam Ziyaret
3167164
Şu Anda Online
4
altcizgi
Toplam Üye
45
altcizgi
 
Haber Listemiz
E-Posta Adresiniz :